Türkiye’nin tek köfte fabrikası

18

Köfte imparatoru olarak nam salan Bursalı girişimci Yusuf Akkaş’ın Bursa’nın Yenişehir ilçesinde 50 bin metrekare alan üzerine kurduğu köfte fabrikasında çalışan kadınlar her gün 100 ton köfte hazırlıyor. Fabrikadaki çalışanların yüzde 80’ini oluşturan kadınlar kasaplıktan Call Center’a kadar her işi yapıyor. 700 kişinin çalıştığı fabrikada her gün 250 büyükbaş, bine yakın kuzu kesilip işleniyor. Firma bünyesinde 7 veteriner hekimle 40 gıda mühendisi çalıştırıyor.

Köftenin Efendisi Köfteci Yusuf firmasının başarısının perde arkasında günlük kesilen hayvanların bekletilmeden işlenmesi, elde edilen ürünlerin soğuk zincirle anında şubelere dağıtılıp buradaki müşterilere birinci elden taze olarak ikram edilmesi yatıyor. Bunlar bilinen gerçekler, ancak birde bilinmeyen görünmeyen kahramanlar var. Onlar firmanın işçi istihdamının yüzde 80’ine denk gelen kadın çalışanlar. Kadınların anaçlık duygusu firmanın başarısının en büyük sırrı.
Yenişehir’deki fabrikasının kapılarını İhlas Haber Ajansı’na açan Türkiye’nin köftecisi Yusuf Akkaş 7 bin kişinin çalıştığı 100 şubede oluşturulan sanal tüketim algoritmasına göre köfte fabrikasında her gün 100 ton et işlendiğini söyledi.

Günlük kasaptan bile daha tazeyiz

Günlük satılacak ürünün bir gün öncesinden fabrikada hazırlanarak soğuk zincirde dükkanlara sevk edildiğini aktaran Akkaş, “Biz günlük bir kasaptan bile daha tazeyiz. Köfteci Yusuf’un en güçlü yanı taze ürün satmaktır. Biz burada şubelerdeki satışa göre ürün üretiyoruz. Kendimiz hiç aracı kullanmıyoruz, kendi dükkanlarımıza kendi çiftliğimizde hayvan besliyoruz. Türkiye’nin en büyük besicileriyle belirlediğimiz ırklarda belirlediğimiz yemle hayvanlar besliyoruz. Yemine dikkat ettiğimiz çiftliklerdeki yaşamsal süreçlerini izlediğimiz geriye dönük takip ettiğimiz hayvanları tedarik ediyoruz. Daha sonra bunu belirli standartlarda helal kesimde anlaşmalı mezbahalar da kesim yaptırıyoruz. Mevcutta 7 tane veterinerimiz, 40’a yakın gıda mühendisimiz çalışıyor. Aldığımız hayvanları burada soğuk hava depolarında 1-2 gün bekletiyoruz. İçeride masaya temas etmeden havada söküm yapıyoruz” dedi.

24 yıldır değişmeyen reçete

Köfteci Yusuf’un köftelerinin lezzetinin sırrının kadın eli değmesinden ve 24 yıldır değişmeyen reçetelerinden kaynaklandığını belirten Yusuf Akkaş, “Fabrikadaki işçilerin yüzde 80’ini bayan arkadaşlar oluşturuyor. Ağır bir iş gücü olmasına rağmen bizim yurtdışından getirdiğimiz hat sayesinde her şey istasyonlarla önlerine geliyor. Hayvanı kemiksiz yapıyorlar daha sonra kıyıp 1-2 gün bekletiyorlar. Bizim köftemizde dana eti, kuzu eti, tuz, pul biber, ekmek var. 24 yıldır değişmen bir reçetemiz var. Lezzetimiz gerçekten emektar bayan arkadaşların titizliği, taze olmamız, belirli standartların dışında hayvan kullanmamamız, soğuk zincire çok dikkat etmemiz, makine parkurumuzun güçlü olmasına bağlı. Üretim bölümü asla 4 derecenin üzerine çıkmaz. Burada çalışan arkadaşlar 10-12 derecenin üstünde çalışmazlar. Bazı bölümlerimizde 4 derecede çalışırlar. Et muhakkak soğuk olmalıdır. Et çok hızlı şekilde kemiksiz yapılır ve eti ezmeyen jilet bıçakların kullanıldığı 5 ton kapasiteli kıyma makinelerine girer. Sistem hep birbirine kombin çalıştığı için ürün hiç dışarı da durmaz daha sonra 2 tonluk büyük karıştırıcılarla karıştırılır. Buradaki tüm süreçte o ürün üretilirken hangi arkadaşların çalıştığı, hangi bölgenden gelen hayvanların kullanıldığı kayıt altına alınır. Daha sonra buzhanelerde 1-2 gün bekletilir. En son gün soğanı katılır şoklu şekilde sıfır derecede köfteyi üretiriz. Bu tabi ki köftenin daha lezzetli, sulu kalmasını sağlamaktadır. Daha sonra 4 derecelik araçlarla dükkanlarımızda ki soğuk hava depolarına girer. Sonrasında ise ızgara ateşinde pişirerek müşterilerimize sunarız” diye konuştu.