Sadece Son Döneminiz Hatırlanır..!

20

Vitrin Gazetesi Yazarı Av. Adem Bingöl, “Sadece Son Döneminiz Hatırlanır..!” adlı bir yazı kaleme aldı.

Yazının b.r bölümü şöyle: ”

İlginç olan ise tüm yaşanmış örneğine rağmen hala; her şeyini bulunduğu makama bağlayan, etrafındaki dalkavukların kendisini bırakmayacağına inanan, kendisini porselen bardağın sahibi olarak gören ve bu şekilde boş çuval gibi devrilemeye aday hiç de az değil.

Bir kitaptan alıntı ve yaşanmış anlamlı bir hikâyeden yola çıkalım…

Eski bir bakan bir yere konferansa davet edilmiştir.  Eski günlerine olan özlem ile belki de heyecanla düşmüştür yola ve nihayet önce katılacağı konferansa yakın bir otele, oradan da konferansı vereceği yere ulaşır. Eline aldığı kâğıt bardaktan kahvesi ile kürsüye çıkar. Ama nedense kafası biraz dalgındır. Konuşmaya başlamaya çalışır önce, ancak devam edemez, elindeki bardağa bakar, bir yudum alır ve sonra kalabalığa döner; “Sanırım ne düşündüğümü merak ediyorsunuzdur.” Diye sorar, ardından da; “Bu konferansa geçtiğimiz yıl da davet edilmiştim. Ayrıca yine bu kürsüde konuşmuştum. Tabi o zamanlar bakanlığım devam ediyordu. Ve birkaç farklılık vardı. Mesela; o zaman uçak biletim, otelim vs. her şey çok önceden ayarlanmıştı. Hatta havalimanından bir araç ile karşılanmış, otele kadar getirilmiş, oradan da karşılanıp bir süre dinlendikten sonra yine lüks bir araçla buraya getirilmiştim. Burada da kalabalık bir ekip tarafından karşılanmış, özel bir kapıdan içeri girmiş ve güzel bir alanda bekletilmiştim. Beklerken porselen bardaktan kahve ikram edilmişti. Kahvemizi de içtikten sonra bu salona geçmiş, önceden bana ayrılmış koltuğa oturmuş ve kürsüye davet edilmiştim.” Dedikten sonra hafif bir gülümseme ile devam eder; “Oysa bakanlık görevim bittikten sonra buraya gelmek için uçak biletimi ve kalacağım oteli kendim ayarladım. Havalimanından kimse karşılamadı beni, bir taksi ile önce otele, oradan da buraya geldim. Buraya girişte güvenlik kapısından geçtim, listede ismim kontrol edildikten sonra bu salona geldim.. Görevlilerden kahve isteyince girişteki otomattan alabileceğim söylendi. Ve ben de o otomattan işte bu kâğıt bardaktan kahvemi aldım ve bulduğum boş bir koltuğa oturdum. Sonrasında da yine bu kürsüye davet edildim.”  Bu sırada kalabalıktan gülümsemeler olur. “Sanırım daha önce porselen bardakta ikram edilen kahve bana değil makamımaydı. Ve tabi diğerleri de…” bu sırada seyircilerden alkış ve gülümsemeler artar. Bitince eski bakan elindeki kâğıt bardağı da kaldırarak seyirciye; “Size verebileceğim en iyi ders bu işte. Bütün o övgüler, hizmetler, roller ve avantajlar makamınıza aittir, size değil. Ve bir gün makamınızdaki görevinizi bitirdiğinizde, elinizdeki porselen bardağınız dâhil her şeyin tamamını sizden sonra gelene verirler, övgüler de onlara yönelir, hizmetler ve diğerleri de… Çünkü aslında hep layık olduğunuz kâğıt bardaktır…”

Yazının devamı için : Vitrin Gazetesi