Mahzuni Belgeseli ‘Kanadım Değdi Sevdaya’ Destek Bekliyor

9

Âşık geleneğinin en önemli isimleri arasında yer alan Mahzuni Şerif’in müzikle iç içe süren yaşam yolculuğu, ‘Kanadım Değdi Sevdaya’ belgeseliyle izleyicilerle buluşmaya hazırlanıyor.

Çekimleri büyük oranda tamamlanan projenin yönetmen koltuğunda yaklaşık 25 yıldır cezaevinde olan İlhami Çomak’ın mektuplarından oluşan “Gönderen: İlhami Sami Çomak” belgeselinin de yönetmeni Sertaç Yıldız oturuyor.

Gazete Duvar’dan Serkan Alan’ın haberine göre; Aşık Mahzuni’nin doğduğu köy Maraş’ın Berçenek köyünde belgeselde Mazlum Çimen ve Musa Eroğlu gibi usta sanatçıların yanı sıra, Mahzuni’nin eşi Fatma Mahzuni ve kızı Derya Mahzuni de yer aldı.

Post prodüksiyon aşamasındaki Mahzuni belgeselinin tamamlanması için fon kampanyası başlatıldı.

Yönetmen ve senarist Sertaç Yıldız, belgesele ilişkin şunları söyledi:  “Hayatta olmamasına rağmen belgeselin yol haritasını yine Mahsuni Şerif çizecek.

“Mahzuni’nin müziği ve felsefesi ön planda”

“Mahzuni Şerif, âşık geleneğinin Türkiye’deki en önemli temsilcilerinden biri. Mahzuni Şerif’in tam olarak biyografisini yapmak niyetiyle yola çıkmadık. Belgesel biyografisi olmaktan çok Mahzuni’nin müziğine odaklanan bir belgesel. Beslendiği koşullar, felsefesi, düşünce yapısı, yetiştiği coğrafya…

“Yıllardır dilimize dolanan ve herkes tarafından söylenen bu eserleri nasıl koşullarda üretti, bunu tetikleyen faktörler neler, biz belgeseli bu anlamda sınırlandırdık. Mahzuni Şerif’in biyografik ögeleri var ama tamamen biyografi izlenmeyecek. Mahzuni’nin müziği ve felsefesi ön planda.

“Belgeselde Berçenek’te Mahzuni Şerif’in yaşamına tanıklık edenler var. Mazlum Çimen, Musa Eroğlu gibi müzisyenlerin yanı sıra yeni kuşaktan da sanatçılar olacak. Müzik yazarları, müzik araştırmacıları Mahzuni’yi anlatacak. Dönemin koşullarını iyi bilen tarihçiler de yer alacak.

“Alevilikten bağımsız değerlendirelemez”

“Belgeseli yapmaya karar verdiğimiz an filmin adı belirlenmişti. İnsanın birçok duygusunu çok iyi anlıyor ve hayatı boyunca çok farklı insanlarla, çok farklı toplumsal yapılarla ilişki kurmuş biri. Bu nedenle ‘Kanadım Değdi Sevdaya’ ismi karşılıyor gibi geldi bize en başta. İsmini bulmak kolay oldu.

“Mahzuni Şerif kendisini Alevi olarak ifade ediyor. Kökü kozmopolit bir köye dayanıyor. Mahzuni Şerif, Alevi kültüründen çok beslenmiş bir âşık. Temeli Alevi kültürü. Mahsuni Meluli, Âşık İbretî gibi isimlerden çok etkilenmiş, bölgenin önemli isimleri. Alevi kültürünün ve Maraş coğrafyasının sosyolojik yapının bir yansıması. Mahzuni Şerif’i Alevilikten bağımsız değerlendiremeyiz. Hem kendisi bunu ifade ediyor hem de eserlerinde bunu görebiliyoruz.”