Gişede tarihi düşüş!

23

Türkiye’de sinemalar son 10 yılın en düşük seyirci sayısını geçen ay gördü. 2018’e kıyasla 12 milyonluk bir seyirci kaybı var ve bu kayıp kendisini en çok yerli filmlerin izleyicisinde gösteriyor. Bir sinema işletmecisi; devletin, sanatçıların ve sinema emekçilerinin Yeşilçam ruhuna sahip çıkmamasından yakınıyor. Yapımcıların tekelleşmesinin yanı sıra siyasi ve toplumsal hassasiyetler gerekçe gösterilerek “kendi hikâyelerimizin” anlatılamaması yüzünden içerik tıkanıp kaldı. Ekonomik krizin üstüne bir de yeni yasanın getirdiği sorunlar binince, gişe dibi gördü. Sinemamızın hal-i pürmelalini araştırdık.

Boğaziçi Üniversitesi sinema salonu SineBU’da Hüseyin Karabey’in son filmi İçerdekiler’in bu hafta vizyonda olduğunu görüyorum. Yeni Türkiye Sineması’nın değerli yönetmenlerinden Karabey’in filmi dört haftada sadece 1.102 kişi tarafından izlenmiş. SineBU’dan çıkıp kapısı sokağa açılan sinemalar cenneti olan İstiklal Caddesi’ne geçiyorum.

Sabah saat 10.00, cadde coşkun ve bir o kadar da sabırsız bir insan selinin aktığı nehir gibi, kimsenin sabrı yok durup “küçük şeyleri” düşünmeye. Caddenin başında beni FİTAŞ sinemalarının şimdi bir bilgisayar oyun cenneti olan binası karşılıyor. Gülüşüm gölgeniyor, ama yolum uzun, yürüyeceğim. Biraz daha yürüyorum. Eski Emek Sineması’nın benim sadece hatıralarına yetişebildiğim sokağı şimdi terk edilmiş, uyanamamış bir sabahı yaşıyor.

Atlas Sinemaları’nın karşısından geçerken gözüm hep kapıda işletmecisi Cevdet Bey’i arıyor fakat bu sefer bir sessizlik var, çünkü Atlas Sineması yaz boyu tamire girmiş. 22 yıldır bu sinemanın sorumlu müdürü olarak çalışan Cevdet Bey’i, son durumlarını sormak için arıyorum. Şimdilerde pilavcılar ve nargile mekânı olmuş Yeşilçam Sokağı’nda görüşüyoruz. İlk sözü “Devlet, sanatçılar ve sinema emekçileri Beyoğlu’na sahip çıkmadı” oluyor.

Hbaerin devmaı için: Journo