Liberal endoktrinasyona maruz kalan ortalama kişiler, Amerika’nın saldırılarının militarist ve emperyalist kapitalizm ile alâkasını kur(a)maz ama Chernobyl dizisini izlerken aklına gelen ilk şey komünizmin ne kadar “şeytanî” bir sistem olduğudur.

Yaşanan ekonomik krizler, yüksek işsizlik oranları ve artan gelir dağılımı adaletsizliği sebebiyle kan kaybeden küresel kapitalizm son zamanlarda rıza üretmekte güçlük çekiyor. Serbest piyasalar (boş) vaatlerini yerine getirmediği için alternatif arayan gençler sosyalizme yöneliyorlar (bkz. Pew Research ve Ipsos anketleri). Bu yönelimden rahatsız olan merkez ideoloji çareyi endoktrinasyonu sıkılaştırmakta buluyor. Eğlence çağında “Komünist Diktatörlük Müzesi” açmanın pek bir anlamı olmadığı için ideolojik endoktrinasyon daha ziyade üniversiteler, internet, dizi ve sinema üzerinde yoğunlaşıyor. Çoğu Netflix yapımında göze batan anti-Sovyet propagandayı Yeni E dergisinin Şubat sayısında bir dosya halinde incelemiştik. Aynı bağlamda, HBO’nun yeni dizisi Chernobyl’in de bir kara propaganda olup olmadığı tartışılıyor.

Yazının Devamı: Birgün