T24 Yazarı Akdoğan Özkan “ABD, İran’ı vuracak mı?” adlı bir yazı kaleme aldı.

Yazının bir bölümü şöyle: “Basra Körfezi’nde bir anda saldırıya uğrayarak alevler içinde kalan petrol tankerleri, onların imdat çağrılarına yanıt veren ABD savaş gemileri ve İran tarafından düşürülen insansız hava aracı… Bölgede tırmanan gerilimle birlikte çatışmaların büyüyeceği korkusu yalnızca ülkemizde değil dünyada da herkese aynı soruyu sorduruyor:

Washington iki olayda da sorumlu tuttuğu Tahran’ı vuracak ve bir zamandır yaptırımlarla zayıf düşürmeye çalıştığı bu ülkeyi bir savaşın fitilini ateşleyerek devirmeye çalışacak mı?

Bu yazıda gelin bu sorunun üzerinde düşünerek cevabını aramayı deneyelim.

BİR) Aslında Hürmüz Boğazı yakınlarında 2 petrol tankerine düzenlenen saldırı 13 Haziran’da gerçekleşmiş olsa da, ABD ile İran’ın arasındaki gerilim, bildiğiniz gibi, bir yıl önce tırmanmaya başlamıştı. Zira Trump yönetimi, 2015’te Barack Obama’nın da imza koyduğu nükleer anlaşmayla (P5+1) kaldırılan İran’a yönelik tüm yaptırımları 2018 yılı Ağustos ayında yeniden yürürlüğe koymuştu. Washington yönetimi 2019 yılı Nisan ayında İran Devrim Muhafızlarını terör örgütü olarak ilan etti. Mayıs ayı başında da İran’ın demir & çelik, bakır ve alüminyum sektörlerine yaptırımlar getiren yeni bir karara imza attı. Bunun hemen ardından da ABD Basra Körfezi’ndeki askeri varlığını artırmaya başladı. Gerek yaptırımlar gerekse de askeri yığınak ABD’nin -böyle bir savaşın ekonomik ve insani sonuçlarından endişe duyan- Avrupa’daki müttefiklerini telaşa düşürüyordu. İran’ı vurmanın bedeli çok yüksekti ve Avrupalı müttefikler şu aşamada bu bedeli ödemeyi göze alabilecek konumda değillerdi. Aksine, Avrupalılar Amerikalılardan Körfez’de bir savaş olasılığına dönük endişelerini gidermelerini bekliyorlardı.”

Yazının devamı için T24